09-10-14

October 9, 2014  |  By  | 


Sesini Duyur ŞANLIURFA ! Siyasetin Nabzı URFANATİK’de Atıyor www.urfanatik.com 09 Ekim 2014 Perşembe 2 Urfanatik Siyaset Kurtulmuş: Dış sorunlar, iç huzuru bozmamalı Cenevre’de Urfa’ya dikkat çekildi Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, “Türkiye’nin dışında olan bir gelişmeyi bahane ederek, hiç kimsenin Türkiye’deki barış ve istikrar ortamını bozmaya hakkı yoktur” dedi. -AA- Kurtulmuş, resmi temaslarda bu - lunmak ve Türk İşbirliği ve Koordi - nasyon Ajansı (TİKA) tarafından ha - yata geçirilen bazı projelerin açılışı için Makedonya’nın başkenti Üsküp’e geldi. Üsküp’teki Büyük İskender Havalimanı’nda gazetecilerin sorula - rını cevaplayan Kurtulmuş, son gün - lerde Türkiye’de yaşanan olaylarla ilgili açıklamalarda bulundu. Kurtulmuş, 1990’lı yıllarda Balkanlar’da başlayan, arkasından Kafkaslar, Ortadoğu, Kuzey Afrika ve en son Doğu Avrupa’da, Ukrayna’daki kriz dolayısıyla ortaya çıkan türbü - lansın içine Türkiye’nin girmediğini ifade ederek, “Türkiye, bölgesinin bir istikrar adası olarak, bir güvenlik ve esenlik adası olarak, hep ayakta durdu. En son Irak ve Suriye olayları ile birlikte gelişen süreçler, komşu - larımızı bir ateş topuna döndürmüş - ken Türkiye, bir yerde de hem kendi esenliğini ve barışını sağladı, hem de Türkiye’de uzun süredir devam eden Kürt sorununun çözülmesi konusun - da, çözüm süreciyle birlikte çok karar - lı adımlar attı” diye konuştu. Gelinen noktada Türkiye’nin tarihi bir süreci sürdürdüğüne vurgu yapan Kurtulmuş, sözlerine şöyle devam etti: “Yani bu memlekette, kendi ülke - mizde 35 bin insanın ölümüne neden olan, Türkiye’nin 1.2 trilyon dolar maddi kaybına neden olan bir sorun, geride bırakılıyor çözüm süreci vası - tasıyla. Dolayısıyla bunun kıymetini herkesin bilmesi lazım. Bunu herke - sin takdir etmesi lazım. Türkiye’nin sınırları dışında gelişen herhangi bir olayı, evet son derece müessif olaylar gelişiyor, özellikle de Kobani bölge - sinde, bunun hassasiyetinin farkın - dayız. Bunun Türkiye’ye ve bölgeye yapacağı etkilerin farkındayız. Ama Türkiye’nin dışında olan bir gelişme - yi bahane ederek, hiç kimsenin Tür - kiye’deki barış ve istikrar ortamını bozmaya hakkı yoktur. Daha da öte - si, Türkiye’de silahların toprağa gö - mülmesi için, Türkiye’de tamamıyla barışın sağlanması için atılmış olan bu adımları kimsenin boşa çıkarmaya hakkı yoktur. Dolayısıyla herkesi mu - tedil davranmaya, herkesi aklını ba - şına almaya davet ediyorum. Çünkü bu, tarihi bir sorumluluktur. İnşallah Türkiye, çok kısa bir süre içerisinde şu anda içine sokulmaya çalışıldığı ortamdan kurtulacaktır ve yoluna devam edecektir. Bunu yaparken de Türkiye’de halkın içerisinde birtakım huzursuzlukları çıkarmak, halkın içe - risinde birtakım çatışma ortamları oluşturmak da kimseye fayda sağla - maz. Bu anlamda, devlet kamu otorite - sini tesis etmek anlamında üzerine düşen her şeyi yapacaktır. Bir tarafta barış sürecinin devam etmesi, çözüm sürecinin evam etmesi için ne kadar kararlıysak ne kadar kararlı tutumu - muzu sürdüreceksek, diğer taraftan da Kobani’deki gelişmeleri bahane ederek hiç kimsenin Türkiye’nin hu - zurunu bozmasına da müsaade et - meyeceğiz. Kamu düzeninin ortadan kaybolması hiç kimsenin işine gelmez. Ümit ediyorum, iki gündür başlatıl - mış olan olaylar bir an önce sona erer. Bu olayların içerisinde masum halkı - mızın gerçekten büyük çoğunluğunun katılmadığını biliyoruz. Ama maale - sef çok sayıda insanımız bu olaylarda öldü. Bu insanlarımızın ölmesi kime ne fayda getirecek. Türkiye’yi böyle bir karışıklık ortamına sokanlar han - gi sorunu çözeceklerini zannediyorlar. Dolayısıyla sorunun çözümü barıştan, kardeşlikten, esenlikten, huzurdan geçiyor. Türkiye’nin bu huzurunu, ba - rış ortamını bozmaya, bir kere daha söylüyorum, kimsenin hakkı yoktur. Türkiye siyasi tarihinin, cumhuriyet tarihi boyunca en önemli sorunu olan Kürt sorunun çözülmesi için atılmış bu fevkalede önemli iyi niyetli adımı boşa çıkarmaya da kimsenin hakkı yoktur. Dolayısıyla herkes, gerçekten aklını başına alsın. Bütün halkımızı mutedil olmaya çağırıyorum. İnşallah komşumuzdaki yangınlar bir an evvel söner ve hiç kimse komşumuzda olan yangınları Türkiye’ye sıçratmak gibi birtakım emelleri varsa bu emellerine ulaşamazlar.” “BÖLGE HALKI ÇÖZÜM SÜRECİNİ İSTİYOR” Hükümet olarak, çözüm sürecinin başarıyla sonlanması için üzerlerine düşen sorumlulukla hareket ettikleri - ni söyleyen Kurtulmuş, “62. Hükümet kurulur kurulmaz, çözüm süreciy - le ilgili en üst düzeyde bir komisyon kurdu. Bu anlamda, bu süreci Başba - kanımızın başkanlığında takip edece - ğini ve bununla ilgili düzenli toplan - tılar yapacağını ilan etti. Dolayısıyla bir tarafta bu kadar titiz, bu kadar iyi niyetli, bu kadar gayretli çalışan bir hükümet varken bu hükümetin işini zorlaştırmaya kimse çalışmasın. Biz bu noktada kararlılığımızı sürdürüyo - ruz. Bizim muhatabımız bu anlamda Türkiye halkının tamamıdır. Her şey - den evvel, bölge halkı bu çözüm süre - cini istiyor. Her kim bu sürece zarar verirse, en büyük cezayı da bölge hal - kından görecektir” diye konuştu. Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) “sokağa çıkma” çağrısını da de - ğerlendiren Kurtulmuş, şunları kay - detti: “Halkların Demokratik Partisi’nin nasıl davranacağına aslında seçmen, geçtiğimiz Cumhurbaşkanlığı seçi - minde yol göstermiştir. Sayın Demir - taş, Cumhurbaşkanlığı seçimi kam - panyası sırasında kullandığı dil ve siyaset uslubu nasıl davranmaları ge - rektiğini de gösteriyor. Halk da bunu bir yerde mükafatlandırmıştır. Barış dili, kardeşlik diliyle konuştuğunuz zaman Türkiye’nin bütünlüğü içeri - sinde esenliği savunduğunuz zaman halk da bunun desteğini veriyor. Do - layısıyla HDP’nin bu anlamda ‘sokağa çıkın’ çağrısını yapması bir akıl tutul - masıdır. Siyasi anlamda da kendileri - ne hiçbir siyasi faydası olmayacak bir davranıştır. Bir siyasi partinin yolu, sorunlar varsa bu sorunları demok - ratik bir dille, barış diliyle, esenlik diliyle dile getirmektir ve böylece bu çözüme katkıda bulunmaktır. Ama hayır biz sorunlarımızın çözümü için ya da herhangi bir konuyu gündeme getirmek için sokağın dilini kullana - cağız derseniz, bunun adı siyaset ol - maz. Bunun adı terör olur. Bunun adı şiddet olur. Dolayısıyla bu akıl tutul - masından da HDP’li arkadaşların bir an evvel vazgeçmesi lazım. Kobani ile ilgili sorunlar, bölge ile ilgili sorunlar, bunlarla ilgili görüş - leri varsa dile getirsinler. Ama şunu da insan sormadan edemiyor: Koba - ni’deki sorunun çözülmesini isteyen - ler, bu anlamda hangi somut teklie geliyorlar, hangi destekte bulunuyor - lar? Mesela tezkereyi bile destekleme - diklerini düşünürsek, dolayısıyla bu çelişkiden de vazgeçmeleri lazım. Biz, bir tek kardeşimizin, bir tek vatanda - şımızın, bırakın ölmesini, burnunun dahi kanamasını istemeyiz. Siyasetin yapması gereken de budur. HDP de siyasetin bir tarafı olarak bu sürecin içerisinde yer almak istiyorsa , üzeri - ne düşen tarihi sorumluluğun farkına varsın. Bu tür sorumsuz açıklamalarla halkı sokağa dökmek ne Türkiye’ye fayda sağlar, ne Kürt halkına fayda sağlar ne de HDP’nin siyasi amaçları - na hizmet eder. Dolayısıyla bu akıl tutulması yeri - ne mutedil bir çağrı ile bütün bölge halkını, bütün Türkiye halkını süku - nete dvet etmelerini ve sorunun çözü - mü için de siyasi görüşlerini Türkiye kamuyouyla paylaşmalarını tavsiye ederim.” -Haber merkezi- Önen, toplantıda dünyanın dikkati - ni Şanlıurfa ve Suruç ilçesine çektik - lerini belirtti. AGİTPA Daimi Komite toplantısı, Akdeniz Forumu ve “Yeni Güvenlik Tehditleri: Parlamentoların Rolü” ko - nulu Konferans 3-5 Ekim 2014 tarih - leri arasında İsviçre’nin Cenevre şeh - rinde düzenlendi. Toplantıya katılan AGİT PA Baş - kan Yardımcısı ve Türk Gurubu Baş - kanı AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Emin Önen, Türkiye’nin, Ukrayna krizindeki pozisyonunun, başından beri net olduğunu ve Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü desteklediğini, Kırım’da yaşananlara da bakılması gerektiğini ve özellikle son zamanlar - da Türkiye’de Suriye sınırında mey - dana gelen olaylar, sığınmacılar, İŞID konularının dikkatle takip edilerek değerlendirilmesi ve herkesin üzerine düşeni mutlaka yapmaları gerektiğini söyledi. AGİT PA Türk Gurubu Başkanı Abdülkadir Emin Önen, toplantılarda 3 gün boyunca özellikle Akdeniz Böl - gesinde yaşanan gelişmeler, Suriye ve Irak’taki son gelişmeler, IŞİD, göç, sığınmacılar, bölgedeki krizin ekono - mik etkileri, insan hakları ihlalleri konuları üzerinde müzakereler yapıl - dığını belirtti. Dünya bu duruma daha ne kadar seyirci kalacak Avrupa Güvenlik ve İşbir - liği Teşkilatı (AGİT PA) Baş - kan Yardımcısı ve Türk Gu - rubu Başkanı AK Parti Şanlı - urfa Milletvekili Emin Önen de, özellikle son günlerde meydana gelen Suriyeli Kürt sığınmacıların Şanlıurfa’ya gelmeleri konusunu günde - me taşıyarak, “Bir günde 70 bin, 2 günde 140 bin civarı Kobanili Kürt kardeşlerimiz Şanlıurfa’nın Suruç ilçesine geldiler. Şu an sayıları 180 bini aştı. Devlet ve millet ola - rak kucak açtık ve elimizden geldiğince yiyecek, giyecek, çocuklarının çeşitli ihtiyaçla - rını ve barınma ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Dünya bu duru - ma daha ne kadar seyirci ka - lacak” dedi. “UKRAYNA’NIN TOP - RAK BÜTÜNLÜĞÜNÜ DESTEKLİYORUZ” Emin Önen, Türkiye’nin Ukrayna krizindeki pozisyonu - nun, başından beri net olduğunu ve Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü des - teklediğini belirterek, Kırım’da yaşa - nanlara da bakılması gerektiğini ve özellikle son zamanlarda Türkiye’de Suriye sınırında meydana gelen olay - lar, sığınmacılar, İŞID konularının dikkatle takip edilmesi ve değerlendi - rilmesi, herkesin üzerine düşeni mut - laka yapmaları gerektiğini söyledi. Toplantıya AGİTPA Başkan Yar - dımcısı, Türk Grubu Başkanı ve AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Emin Önen başkanlığındaki TBMM heyeti, CHP Kayseri Milletvekili ve AGİT PA İnsan Hakları, Demokrasi ve İnsani Meseleler Komitesi Başkan Yardım - cısı Mehmet Şevki Kulkuloğlu, CHP İstanbul Milletvekili Bihlun Tamaylı - gül ve MHP Sakarya Milletvekili Prof. Dr. Münir Kutluata da toplantıya ka - tıldı.

More from Burcu Iqret

Page 1 / 10